"Benimle aynı düşüncede olmayan insan düşman değildir; Sadece benimle aynı düşüncede olmayan başka bir insandır." (Alıntı)

FİKİR KENTİ - Son Eklenenler ...

28 Haziran 2008 Cumartesi

GENEL : Mucize Türkler... (Tempo 'dan)

Hırvatistan maçından bu yana dünya basını bizden, ‘Mucize Türkler’ diye bahsediyor. Oysa mucize olduğumuzu anlatacak niceleri var. Kim Nuri Bilge Ceylan’ın daha az top koşturduğunu ya da kim Mehmet Öz’ün daha az gol attığını söyleyebilir? Tempo Dergisi, sanattan bilime, spordan iş dünyasına ‘Türklerin Mucizeleri’ni araştırdı


MİLLİ TAKIM - Euro 2008
Kalbimiz seninle
Türk Milli Futbol Takımı. 2002’de dünya üçüncüsü olan milli takım, 2008’de tüm tahminlerin aksine, büyük başarılara imza attı. Dergimiz salı günü yayına hazırlandığı için, ne yazık ki yarı finalde ne olduğunu bilemiyoruz. Ancak bunun çok da önemli olduğunu düşünmüyoruz. Çünkü takımımızın Avrupa’nın devlerini geride bırakarak yarı finale yükselmesi zaten yeterince göz alıcı bir başarı. Şu anda elinizde tuttuğunuz dergiyi umarız final karşılaşması öncesinde keyifle okursunuz.


NURİ BİLGE CEYLAN
Türkiye’nin ‘Üç Maymun’u oynadığı yönetmen
Yönetmen. Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Bölümü’nü bitirdi. Ne var ki mühendislikte aradığını bulamadı. Mimar Sinan Üniversitesi’nde iki yıl sinema eğitim gördü. İlk filmi Koza’yı, 1995’te çekti. Ardından 13 yıl içinde beş film yaptı. ‘Kasaba’ (1997), ‘Mayıs Sıkıntısı’ (1999), ‘Uzak’ (2002), ‘İklimler’ (2006), ‘Üç Maymun’ (2006)... Filmlerinin hiçbiri ödülsüz kalmadı. İstanbul, Antalya Altın Portakal ve Cannes film festivalleri başta olmak üzere pek çok ülke festivalinde hemen her dalda ödüller kazandı. Yurtdışında en çok ödül kazanan Türk yönetmen oldu Nuri Bilge Ceylan, son olarak 2008 Cannes Film Festivali’nde, küçük zaafların büyük yalanlara neden olmasıyla parçalanan bir ailenin, bir arada kalma çabasını anlatan ‘Üç Maymun’ filmiyle ‘en iyi yönetmen’ ödülünü aldı. Ve “Bu ödülü tutkuyla sevdiğim, yalnız ve güzel ülkeme adamak istiyorum” dedi.


MEHMET OKUR
NBA ‘All Star’da ilk Türk
Basketbolcu. Türk Milli Basketbol Takımı’nın yıldız oyuncusu Mehmet Okur, 2002’de Detroit Pistons’a transfer oldu. Böylece NBA kariyerine başladı. İkinci sezonda takımın en iyi oyuncuları arasında yerini aldı. Detroit Pistons, NBA şampiyonu olduğunda Mehmet Okur’un adının altı çizildi. Detroit’ten, 2004’te Utah Jazz’a geçti. 50 milyon dolara altı yıllık sözleşme imzaladı. 2007’de Allen Iverson’ın sakatlığı nedeniyle kadrodan çıkartılması üzerine ‘NBA All-Star’ maçı Batı Konferansı kadrosuna dâhil edildi. Okur, NBA tarihinde All-Star seçilen ilk Türk oyuncu oldu.


İDİL BİRET
En geniş repertuar onun
Piyanist. Beş yaşındayken duyduğu her parçayı anında ve eksiksiz olarak piyanoya aktarabiliyordu. Üstün yeteneği nedeniyle TBMM’nin kendi adına çıkardığı özel yasadan yararlanarak, yedi yaşında Fransa’ya gönderildi. 16 yaşında dünya sahnelerinde yerini aldı. Olağanüstü bir hafıza, mükemmel bir teknik ve yorumlama gücüne sahip olarak nitelendirilen Biret, dünyanın en geniş repertuarlı piyanisti unvanına sahip. 1971’de ‘Devlet Sanatçısı’ ilan edildi. Biret’in ‘Lili Boulanger Memorial’, ‘Harriet Cohen/Dinu Lipatti Altın Madalyası’, Polonya hükümeti ‘Kültür Liyakat Nişanı’, İtalyan hükümeti ‘Adelaide Ristori Nişanı’ ve Fransa hükümeti ‘Chevalier de L'Ordre de Mérite Nişanı’ bulunuyor.


GAZİ YAŞARGİL
Beynin efendisi
Tıp doktoru. Nöroşirurji uzmanı. Mikro cerrahinin nöroşirurji alanında kullanılabilirliğini keşfetti. Epilepsi ve beyin tümörlerinin tedavisi için yeni yöntemler buldu. Nöroşirurji alanında yüzyılın en büyük gelişmelerine imzasını attı. Harvey Cushing ile beraber 20’nci yüzyılın en önemli nöroşirurji uzmanı olarak niteleniyor. Ameliyatlarında kullanmak amacıyla yarattığı cihazlara ‘Otomatik Leyla Ekartörü’, ‘Yaşargil Anevrizma Klipleri’ gibi isimler verdi. Cihazlar, bugün de bu adlarla anılıyor. Amerikan Beyin Cerrahları Birliği tarafından ‘yüzyılın adamı’ seçilen Yaşargil’in 19 ulusal ve uluslararası ödülü var..

GÖKHAN HOTAMIŞLIGİL
Tümör, seni öldüreceğim!
Tıp doktoru. ABD’nin Harvard Üniversitesi’nde çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil ve ekibi, önce ‘JNK’ adını verdiği şişmanlık genini buldu. Ardından 2007’de ‘STAMP2’ adlı, sadece karın içindeki yağlarda bulunan bir molekülü keşfetti. Şişmanlığın kanser gelişimini tetiklemesinden hareket eden Hotamışlıgil, STAMP2’nin metabolizmayla birlikte tümörleri de kontrol ettiğini bulguladı. Hotamışlıgil, şimdi bu molekülü kapatarak, enerjisizlikten tümörleri öldürmenin yolunu arıyor. Kendi adına 10 patenti bulunan Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil’in Amerikan Diyabet Derneği, Ulusal Sağlık Enstitüsü, Markey, Pew ve Sandler vakıfları gibi kurumlardan ödülleri var.

MUHTAR KENT
Cola’nın muhtarı
CEO. Muhtar Kent, askerlik sonrası cebindeki bin dolarla ABD’ye gitti. Gazete ilanlarından Coca-Cola’da iş buldu. 26 yaşında Coca-Cola kamyonları ile şehir şehir gezerek kola sattı. Dağıtım, pazarlama, lojistik sistemini öğrendi. 1985’te Coca-Cola Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü, ardından Coca-Cola Amatil-Europe’da yönetim direktörü oldu. 12 Avrupa ülkesindeki Coca-Cola’nın cirosunu iki yılda yüzde 50 artırarak dikkat çekti. 1999’da Coca-Cola’dan ayrıldı. Efes İçecek Grubu’nun en üst düzey yöneticisi olarak, şirketi, Adriyatik’ten Çin’e kadar genişletti. Yaklaşık altı yıl aradan sonra, Nisan 2005’te Coca-Cola Company’ye geri döndü. Coca-Cola, Kent’i 1 Temmuz 2008’den itibaren en tepe görev olan CEO’luğa getirdi. Böylece ilk kez bir Türk, dünyanın en değerli firmalarından birinde zirveye yükseldi

AZRA AKIN
Dünyanın en güzel kızı
Güzellik kraliçesi. 2002’de Miss World Dünya Güzellik Yarışması’nda dünya güzeli seçildi. Bu unvanı 1932’de Keriman Halis’in ardından Türkiye’ye ikinci defa getiren kişi oldu. İki TV dizisi ve bir sinema filminde rol aldı.

FATİH AKIN
Duvara karşı bizden biri
Yönetmen. 1995’te ilk ödülünü Hamburg Uluslararası Kısa Film Festivali’nde, ilk kısa filmi, ‘You’re the one!’ (O Sensin) ile aldı. Uzun metrajlı filmlerinden ‘Duvara Karşı’ ile 2004’te Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü kazandı. ‘Yaşamın Kıyısında’ filmiyle 2007’de Cannes’da en iyi senaryo ödülünü aldı. Diğer uzun metrajlı filmleri ‘Im Juli’ (Temmuz’da) ve ‘Solino’ adlarını taşıyor. 2005’te, ‘Crossing the Bridge: The Sound of İstanbul / İstanbul Hatırası’ adlı, İstanbul’un barındırdığı değişik müzikleri ve müzik kültürleri üzerine bir belgeselin yönetmenliğini yaptı.

ARA GÜLER
Sanatçı değil, ‘foto muhabiri’
Foto muhabiri. 1950’de Yeni İstanbul Gazetesi’nde çalışmaya başladı. 1958’den itibaren Time-Life, Paris Match ve Stern dergilerinin Yakındoğu foto muhabirliğini yaptı. 1961’de ünlü fotoğraf ajansı Magnum’a katıldı. 1962’de Master Of Leica ödülünü kazandı. Magnum adına Churchill’den Salvador Dali’ye, İsmet İnönü’den Bertrand Russel’e kadar pek çok ünlü simanın fotoğrafını çekti. Gazetecilerle görüşmeyen Pablo Picasso’yu fotoğraflaması, daha da ünlenmesini sağladı. 2000’de Fransız hükümeti tarafından Legion d’Honneur unvanıyla ödüllendirildi. Kendisini sanatçı değil, ‘foto muhabiri’ olarak gördü.

SUNA KAN
Kemanın virtüözü
Kemancı. Dokuz yaşında çıktığı ilk konserinde, Mozart ve Viotti’nin konçertolarını orkestra eşliğinde çaldı. 1948’de TBMM’nin çıkardığı ‘Harika Çocuklar Yasası’ ile müzik öğrenimi görmek üzere Fransa’ya gitti. 1952’de okulu birincilikle bitirdi. 1954’te Cenevre ve Viotti yarışmalarında birincilik kazandı. Her kıtanın büyük kentlerinde konser ve resitaller verdi. Ünlü şeflerin orkestralarında çaldı. Bach’tan Bartok’a uzanan geniş repertuarında, Türk bestecilerin eserlerine de yer verdi. 1971’de devlet sanatçılığına seçildi. 1977’de TRT Ankara Oda Orkestrası’nın kuruluşuna ön ayak oldu. Orkestranın solistliğini ve başkemancılığını yapt

ŞAMİL SAM
Vurduğu yerden ses gelir
Boksör. Dokuz Türkiye, bir Gençler Dünya, bir Avrupa, bir Dünya Şampiyonluğu kazandıktan sonra, 2000’de profesyonelliğe geçti. 2002 ve 2003’te Avrupa Ağır Sıklet Boks Şampiyonu oldu. 2004 ve 2005’te de Dünya Kıtalararası Ağırsıklet Boks Şampiyonu unvanını aldı. 1.92 metre boyunda, 112 kilogram ağırlığa sahip. Doğayı ve hayvanları çok seviyor.

KEMAL DERVİŞ
BM’de bir Derviş
Ekonomist. Türkiye, Kemal Derviş’i 52’nci dönem koalisyon hükümetinde Bülent Ecevit’in dışarıdan atadığı ‘Ekonomi Bakanı’ olarak tanıdı. Türkiye’nin kriz günlerinde bel bağladığı ‘Dünya Bankalı Derviş’, bir sonraki seçimlerde CHP’den İstanbul Milletvekili oldu. 2005’-te milletvekilliğinden istifa eden Kemal Derviş, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın önerisiyle Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkanlığı’na getirildi. Derviş’in görev süresi Ağustos 2009’da sona erecek.

FERZAN ÖZPETEK
İtalyanların da gururu
Yönetmen. 1976’da, Roma’daki La Sapienza Üniversitesi’nde sinema tarihi öğrenimi almak üzere İtalya’ya gitti. İlk filmi ‘Hamam’, uluslararası alanda başarı sağladı. İtalya, İngiltere, Fransa, İskandinavya, Almanya, Hollanda, Japonya, Türkiye ve ABD’de gösterildi. İkinci filmi ‘Harem Suare’ oldu. Film, 1999’da Cannes Film Festivali’nin Selection Officielle kategorisine seçildi ve gösterildiği tüm Avrupa ülkelerinde önemli gişe başarıları elde etti. Başarılarıyla İtalyanların da gururu oldu. ‘Hamam’, ‘Harem Suare’, ‘Cahil Periler’, ‘Karşı Pencere’, ‘Kutsal Yürek’ ve ‘Bir Ömür Yetmez’ adlı filmlerinin hem yönetmenliğini yapan hem senaryosunu yazan Ferzan Özpetek, sayısız ödülün sahibi.

GÖKŞİN SİPAHİOĞLU
‘Büyük Türk’ün Fransızcası
Foto muhabiri. Gökşin Sipahioğlu, 25 milyon görsel malzemeye sahip fotoğraf ajansı SIPA’yı kuran Türk foto muhabiri olarak adını duyurdu. 1961’de patlak veren füze krizi sırasında Küba’ya girmeyi başaran ve röportajlar yapan tek Batılı gazeteci olması, 1968’de Paris olaylarını yansıttığı fotoğrafları, Çekoslovakya ve Arnavutluk’ta meydana gelen olaylar hakkındaki haber ve fotoğraflarıyla ün yaptı. Fransızlar tarafından Grand Turc (Büyük Türk) olarak anıldı. 2007’de Chevalier de la Legion d’Honneur nişanına sahip oldu. Aynı zamanda Efes Pilsen Basketbol Takımı’nın da kurucusu.

MURAD SEZER
Yas tutan fotoğrafa Pulitzer
Foto muhabiri. 2005’te Pulitzer Ödülleri’ni kazananlar arasında bir Türk vardı. Amerikan Associated Press (AP) ajansının foto muhabiri Murad Sezer, Irak’ın Felluce kentinde çektiği, ölmüş arkadaşlarının başında yas tutan Amerikan deniz piyadeleri fotoğrafıyla Pulitzer Ödülü’nü kazandı. Kosova, İsrail-Filistin, Afganistan ve Irak’ın da bulunduğu çatışma ve savaş alanlarında fotoğraflar çeken Sezer, ödül alan fotoğrafını Felluce’deki ilk kuşatma sırasında ‘iliştirilmiş muhabir’ olarak çalışırken çekmişti.

ORHAN PAMUK
Nobelli ilk Türk
Yazar. Orhan Pamuk, 2006’da Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanarak Nobel alan ilk Türk vatandaşı ve bu ödülü alan en genç iki kişiden biri oldu. Kitapları 46 dile çevrildi ve 100’ü aşkın ülkede yayımlandı. 2005’te Prospect dergisi tarafından dünyanın 100 entelektüeli arasında gösterildi. 2006’daysa Time Dergisi tarafından dünyanın en etkili 100 kişisinden biri seçildi. Dünyanın en iyi post-modern romancıları arasında sayılan Orhan Pamuk’un, ‘Benim Adım Kırmızı’, ‘Beyaz Kale’, ‘Cevdet Bey ve Oğulları’, ‘Gizli Yüz’, ‘Kar’, ‘Kara Kitap’, ‘Öteki Renkler’, ‘Sessiz Ev’, ‘Yeni Hayat’ adlı eserleri bulunuyor.

SEMİH SAYGINER
Literatürde 40 vuruşu var
Bilardocu. Dünya bilardo camiasında ‘Mr. Magic’ ve ‘Turkish Prince’ lakaplarıyla anılıyor. Bilardo ustası Saygıner, 1994’te ilk kez Dünya Kupası’nı kazandı. Saygıner’in bu başarısı sayesinde, Türkiye’de bilardo, federasyonu olan bir spor haline geldi. Saygıner, 1996-1997 arasında Türkiye Bilardo Federasyonu Başkanlığı da yaptı. Dokuz yıl profesyonel olarak Hollanda Ligi’nde oynadı. Üç yıl FC Porto bilardo takımının kaptanlığını yaptı. Uluslararası turnuvalarda iki dünya rekoru kırdı. Bilardo literatürüne geçen 40 vuruşu var.

RIFAT ÖZBEK
Modanın ‘Türk lokumu’
Moda tasarımcısı. Rıfat Özbek’in ilk başarısı Londra Central Saint Martins College of Art and Design’ın mezuniyet defilesinde tasarladığı şapkalardı. Yeni mezunun tasarımları İngiliz basınında büyük yer buldu. 1984’te kendi markasını kurdu. İlk koleksiyonunu ailesinin Londra’daki evinin salonunda yaptığı defile ile tanıttı. Sonuç, muhteşemdi. İkinci ve üçüncü koleksiyonunda ay-yıldız desenini kullanmaya başladı. Kısa süre içinde Madonna’dan Prenses Diana’ya, Cher’den Janet Jackson’a birçok ünlüyü giydirdi. İngiliz basını başarısını ‘Turkish Delight’ başlıkları ile taçlandırdı. 1988 ve 1993’te İngiltere’de ‘Yılın Tasarımcısı’ seçildi. Modanın Oscar’ı kabul edilen ‘La Kore Oscar della Moda 2006’ ödüllerinde ‘Bir İtalyan markasına ait en iyi yabancı stilist’ seçildi.

GALATASARAY
Süper Cimbom
Futbol takımı. Galatasaray, kulüpler düzeyinde Türkiye’nin en büyük başarısını 2000’de UEFA Kupası’nı kazanarak yakaladı. 1999-2000 sezonunda Şampiyonlar Ligi’nde üçüncü olarak UEFA’ya katılmaya hak kazandı. Sırasıyla, İtalyan Bologna, Alman Borussia Dortmund, İspanyol Real Mallorca, İngiliz Leeds United ve İngiliz Arsenal’i yenerek şampiyon oldu. Takım aynı yıl, Real Madrid’i de 2-1’lik skorla geçerek Avrupa Süper Kupası’nı kazandı.

AHMET LOKURLU
Güneş enerjili klimanın mucidi
Mühendis. Güneş’ten soğutma enerjisi yaratarak dünyanın ilgisini çeken Dr. Ahmet Lokurlu, enerjide yeni bir kaynak yarattı. Çevreye sıfır zarar veren buluşuyla Lokurlu, 2005’te Çevre Oscar’ı olarak bilinen Global 100 Eco-Tech Ödülü’nü ve Avrupa Güneş Enerjisi Ödülü’nü aldı. 2007’de Alman Yatırım Kuruluşları Topluluğu tarafından ‘2007'nin En Etkili Teknolojik Yeniliği’ ödülüne layık görüldü. Time dergisinin ‘Heroes of the Environment’ (Çevre Kahramanları) özel sayısında seçilen 14 işadamı ve girişimciden biri oldu.

BETÜL GÖZEL ULUSAL
Fareye yüz nakli yaptı
Tıp doktoru. Betül Gözel Ulusal, 2001’de Amerika Birleşik Devletleri’nde, eşine ancak bilimkurgu filmlerinde rastlanan bir operasyona imza attı. Ulusal, canlı farelerde yüz naklini başardı ve bu alanda bir çığır açtı. Ardından ortopedi cerrahı olan eşiyle birlikte Tayvan’da fareden fareye damar, sinir ve saç derisini naklederek, ölü bir insandan yaşayan insana yüz naklinin önünü açtı. Dr. Betül Gözel Ulusal, Tayvan’a gitmeden önce Sağlık Bakanlığı’ndan ücretsiz izin almak istedi, ancak bu izin verilmeyince istifa etmek zorunda kaldı.

SEMİH SAYGINER
Literatürde 40 vuruşu var
Bilardocu. Dünya bilardo camiasında ‘Mr. Magic’ ve ‘Turkish Prince’ lakaplarıyla anılıyor. Bilardo ustası Saygıner, 1994’te ilk kez Dünya Kupası’nı kazandı. Saygıner’in bu başarısı sayesinde, Türkiye’de bilardo, federasyonu olan bir spor haline geldi. Saygıner, 1996-1997 arasında Türkiye Bilardo Federasyonu Başkanlığı da yaptı. Dokuz yıl profesyonel olarak Hollanda Ligi’nde oynadı. Üç yıl FC Porto bilardo takımının kaptanlığını yaptı. Uluslararası turnuvalarda iki dünya rekoru kırdı. Bilardo literatürüne geçen 40 vuruşu var.

RIFAT ÖZBEK
Modanın ‘Türk lokumu’
Moda tasarımcısı. Rıfat Özbek’in ilk başarısı Londra Central Saint Martins College of Art and Design’ın mezuniyet defilesinde tasarladığı şapkalardı. Yeni mezunun tasarımları İngiliz basınında büyük yer buldu. 1984’te kendi markasını kurdu. İlk koleksiyonunu ailesinin Londra’daki evinin salonunda yaptığı defile ile tanıttı. Sonuç, muhteşemdi. İkinci ve üçüncü koleksiyonunda ay-yıldız desenini kullanmaya başladı. Kısa süre içinde Madonna’dan Prenses Diana’ya, Cher’den Janet Jackson’a birçok ünlüyü giydirdi. İngiliz basını başarısını ‘Turkish Delight’ başlıkları ile taçlandırdı. 1988 ve 1993’te İngiltere’de ‘Yılın Tasarımcısı’ seçildi. Modanın Oscar’ı kabul edilen ‘La Kore Oscar della Moda 2006’ ödüllerinde ‘Bir İtalyan markasına ait en iyi yabancı stilist’ seçildi.

SERRA YILMAZ
Herkesin sevgilisi
Oyuncu. Sanat hayatına İstanbul Şehir Tiyatroları’nda başladı. Sinemaya ‘Şekerpare’ filmiyle merhaba dedi. Yönetmen Ferzan Özpetek’in filmlerinin vazgeçilmez yardımcı kadın oyuncusu olan Yılmaz, İtalyan ve dünya sinemasında tanınan bir sanatçı. Ne var ki bu başarısı Papa 16’ncı Benedict’in ziyaretinde çeviri yaptığı sırada, Başbakan Erdoğan’ın, Yılmaz’dan, “O tiyatrocu kadın” diyerek söz etmesine engel değildi! Fransa’nın Palmes Académiques nişanıyla şövalyelik unvanına ve İtalya’nın Ordine della Stella della Solidarieta nişanına sahip.

4- MEHMET ÖZ
Yarının küresel lideri
Tıp doktoru. Harvard Üniversitesi’nden mezun oldu. Kalp alanında dünyanın sayılı tıpçıları arasına girdi. Kalp nakli, minimal girişimsel kalp cerrahisi ve sağlık kontrolü üzerine araştırmaları var. Kardiyovasküler cerrahide robot programını ilk uygulayan doktor oldu. 1999 Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda ‘Yarının Küresel Lideri’ seçildi. 350’nin üstünde orijinal yayına, kitaba, makaleye ve birçok patente sahip.

NEJAT VEZİROĞLU
Hidrojen babası
Bilim insanı. Miami Üniversitesi Temiz Enerji Araştırma Enstitüsü Direktörü. Uluslararası Hidrojen Enerjisi Birliği Onursal Başkanı. 1982’de ‘Sovyetler Birliği Kurçatof Ödülü’, 1986’da ‘İnsanlık İçin Enerji Ödülü’, 2001’de ‘Ukrayna Donetsk Devlet Üniversitesi’nden fahri doktora aldı. 2000’de Nobel’e aday gösterildi. Hidrojen enerji sisteminin fikir babası. Bu sistemin uygulanması halinde dünya, fosil yakıtların yarattığı kirlenmeden çok büyük oranda kurtulacak.

HAN TÜMERTEKİN
Mimarların hanı
Mimar. Han Tümertekin’in, Bilsar Tekstil’in sahipleri için tasarladığı B2 adlı kır evi, Ağa Han Mimarlık Ödülleri’nin 9’uncu Dönem Mimarlık Ödülü’nü kazandı. Tümertekin’in beş projesi Harvard University Press tarafından ‘Recent Works’ adıyla kitaplaştırıldı. Uluslararası jürilere dâhil olup Şam’dan Zagreb’e birçok yerde konferanslar veriyor. Rem Koolhas, Herzog &Meuron gibi ünlü mimarlarla ortak projeler yürütüyor. Tümertekin, Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk enerji santralı olan İstanbul’da Haliç Silahtarağa Elektrik Santrali’ni enerji müzesine dönüştürmek üzere çalışıyor.

ÖZGÜR ŞAHİN
Sayesinde atomu gördük
Bilim insanı. Özgür Şahin, 2004’te atomları flu şekilde gösteren mikroskopların aksine, ayrıntılı ve açık görüntü sağlayan atomik kuvvet mikroskobunu buldu. Bu sayede ABD’de lisansüstü ve doktora öğrencileri düzeyinde düzenlenen icat yarışmasında, en büyük ödülü aldı. Ayrıca 50 bin dolarla ödüllendirildi. Halen Harvard Üniversitesi Rowland Enstitüsü’nde görev yapıyor.

BAHRİ TANRIKULU
Dövüş sanatçısı
Tekvandocu. Kariyerinde birçok başarı bulunan Bahri Tanrıkulu, geçen yıl Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen Dünya Tekvando Şampiyonası’nda erkekler 84 kiloda Dünya Şampiyonu oldu. Ancak Tanrıkulu’nun Dünya Şampiyonluğu’ndan önceki başarılarını gözden geçirmekte de fayda var: 2004 Yaz Olimpiyatları’nda ikinci, 2000’de Yunanistan’da yapılan Avrupa Şampiyonası’nda birinci, Kore’de yapılan Kore Turnuvası’nda birinci, 2001 Dünya Şampiyonu, 2002 Avrupa Şampiyonu ve Dünya Kupası ikincisi oldu. Tanrıkulu, spor hayatına halen İstanbul Büyükşehir Belediyespor’da devam ediyor.

HİDAYET TÜRKOĞLU
NBA’deki ilk Türk
Basketbolcu. 29 yaşındaki Hidayet Türkoğlu, NBA takımı Orlando Magic’te forvet pozisyonunda görev yaparak potaya imzasını attı. Efes Pilsen’de basketbola başlayarak yıldızlaşan Hidayet Türkoğlu, NBA’de oynayan Türkiye doğumlu ilk basketbolcu. Efes Pilsen’de pek çok başarı kazandıktan sonra 2000’de NBA Draft’ında Sacramento Kings tarafından 16’ncı sıradan seçildi. Türkoğlu, 2008 sezonunda NBA’de en çok gelişme kaydeden oyuncu oldu. 10 yaşında basketbol oynamaya başlayan Türkoğlu’nun boyu 2.08 metre.

YAŞAR KEMAL
Romanları 40 dile çevrildi
Yazar. Yaşar Kemal, Anadolu’nun binlerce yıllık kültüründen beslenerek yazdığı büyük ve modern romanlarla, dünyanın dört bir yanında tanındı. Yazdıkları, Doğu ile Batı arasında köklü bir kültürün ve verimli bir coğrafyanın yarattığı, çağlar ötesi gür ses olarak algılandı. Yazarın ‘İnce Memed’ adlı romanı, yaklaşık 40 dilde yayımlandı. Diğer romanları da çok sayıda yabancı dile çevrildi, kitaplarının yurtdışındaki baskısı 140’tan fazla oldu, pek çok ödül aldı. Uluslararası bir üne sahip Yaşar Kemal, ilgili kurum ve kişilerce Nobel Edebiyat Ödülü’ne de aday gösterildi.

MÜNCİ KALAYOĞLU
Domuz karaciğeriyle insan yaşattı
Tıp doktoru. 1963’te Ankara Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Karaciğer nakline getirdiği yeniliklerle dünya tıp tarihine imzasını attı. Kalayoğlu, 20 saat koruduğu karaciğeri bir hastaya nakletti. 17 yaşındaki bir genç kızı, insan karaciğeri bulununcaya kadar domuz karaciğeriyle dört gün yaşattı ve daha sonra karaciğer nakliyle hayata döndürdü. Kalayoğlu, 45 binin üzerinde ameliyat yaptı. 1700 civarında organ nakletti. Bugüne dek hakemli bilim dergilerinde 182 makale yazdı. Türk American Doctors Association of Midwest (TADAM) tarafından 2006’da ‘Hayat Boyu Başarı Ödülü’ne layık görüldü.

SADUN BORO
Dünyayı dolaşan ilk Türk denizci
Denizci. 1928’de İstanbul’da doğan Sadun Boro, Caddebostan kıyılarında büyüdü. Denizciliğe sandalla başladı. 1952’de bir İngiliz ile birlikte Ling adlı 11 metrelik yelkenliyle, Amerika’ya altı ay süren, ilk açık deniz Atlantik seyahatini yaptı. 1963’te kendi yelkenlisi Kısmet’i yaptı. 1965’te eşiyle birlikte 10.5 metrelik Kısmet yelkenlisi ile dünya seyahatine çıktı. Seyahat üç yılda tamamlandı. Seyahat sırasında bir kızları oldu. Dünya seyahatinin anılarını ‘Pupa Yelken’ adlı bir kitapta topladı.

TARKAN
Kültürel ihraç ürünü
Şarkıcı. İlk albümü ‘Yine Sensiz’ 1992’de piyasaya çıktı. ‘Kıl Oldum Abi’ adlı şarkısı ilk hiti oldu. Bu albüm 900 bin sattı. 1994’te ‘Aacayipsin’, 1997’de ‘Ölürüm Sana’, 2001’de ‘Karma’, 2003’te ‘Dudu’, 2006’da ‘Come Closer’, 2007’de ‘Metamorfoz’ adlı albümlerini piyasa sürdü. Bunlar dışında, İngilizce ve Türkçe pek çok single yayımladı. ABD’de yayımlanan Washington Post Gazetesi, Tarkan’ı, ‘Türkiye’nin kültürel ihraç ürünü’ olarak tanıttı. ‘Dudu’, Rusya’da bir milyon satış rakamına ulaştı ve en iyi yabancı şarkı ödülünü aldı.

KENAN SOFUOĞLU
En hızlı Türk
Motosiklet yarışçısı. 1996’da motor sporları ile tanıştı. 2002’de Almanya’ya yerleşti. Aynı yıl Yamaha-Cup’ı kazandı. 2003’te Supersport-IDM’de ikinci oldu. 2007’de Supersport Dünya Şampiyonluğu’nu sezonun bitimine üç yarış kala ilan etti. Aynı yıl, bir sezonda en fazla yarış kazanan pilot oldu. Sofuoğlu, 2008’de Süper Bike Şampiyonası’na geçti. Sofuoğlu, halen bu kategoride yarışıyor.

Tempo Dergisi 'nden alıntıdır..

24 Haziran 2008 Salı

SPOR : Türkler nasıl yenilir geyikleri...


Milliler'in Euro 2008'de gerçekleştirdiği mucizeler, dünyada gündemi belirliyor... İnternette Türklerin nasıl alt edileceği fikirleri dolaşıyor...

Türk Milli Takımı Hırvatistan’ı da devirince, Almanları ciddi bir ’telaş’ sardı. Bu telaş, internet ortamındaki sohbet sitelerinde hararetli tartışmalar ve ’geyiklerde’ de şakayla karışık kendini hissettiriyor.

Şu sıralarda sohbet odalarında, ’Çılgın Türkler’in nasıl yenilebileceği konusunda sayısız geyik dönüyor. Kimi Alman, ’Hakem dahil kimse saat takmasın’, kimi ’Türkiye 2 gol yemişse, top ’kare’ olanla değiştirilsin" diyor...
Türkiye’nin Avrupa Şampiyonası’nda yarattığı ’Çılgın Türkler’ efsanesi, yarı finalde rakibimiz olan Almanya’da futbolseverlerin bir numaralı gündem konusu.

Almanya çapında internetteki ’chat (sohbet)’ siteleri, "Çılgın Türkler’e karşı maç nasıl kazanılır?" sorusu ve verilen absürd cevaplarla dolu. İşte çeşitli internet siteleri ve chat odalarında geçen ’Çılgın Türkler’ geyiğinden bazı örnekler:

Türklere karşı kazanmak isteyen takım kesinlikle ilk golü atmamalı.

Türkiye’ye rakip olan takım öne geçerse, gol sonrası Türk takımının santra yapmasına vakit kalmamalı.

Türkiye maçlarında oyun süresi 90 dakika olmamalı.

Hakemlerin kollarındaki dışında, tüm statta saatler kaldırılmalı. Antrenör, teknik heyet ve seyircilere maç süresince saat kullanma yasağı konmalı.

UEFA kural değişikliğine giderek, bir takımın iki golü arasında en az bir dakika geçmesi gerektiğine dair yeni bir kural uygulamalı.

A, N ve S’ye özel yasak

Üç değişiklik hakkını kullanmış takımların kalecilerinin kırmızı kart görmesi halinde başka bir oyuncuyu kaleye koyması yasaklanmalı.

Adı ’A’, ’N’ veya ’S’ (Arda, Nihat ve Semih’i kastediyorlar) ile başlayan Türk futbolculara, maçın son dakikasında rakip ceza alana girme yasağı konmalı.

Türk takımının kalesi elastik direklerden yapılmalı.

Statlara Türk seyirci alınmamalı.

Türkiye UEFA’dan çıkarılıp, başka bir kıtanın futbol federasyonuna dahil edilmeli.

Maçın son iki dakikasında Türkiye’ye karşı oynayan takım en az 2-0 önde ise, yuvarlak değil, kare şeklindeki bir top ile oynama kuralı getirilmeli.

Türklerin hepsi Che Guevara gibi

AYNI şekilde, Alman internet sitelerinde, Türkiye’nin neden bu kadar başarılı olduğuna dair geyikler de var. Bunların bir kaç örneği de şöyle:

Türk futbolcuların hepsi solcu. Efsane devrimci Che Guevara’nın "Gerçekci olalım, imkansızı isteyelim" prensibini ilke edinmişler.

Futbolda gol yemeden, gol atmanın mümkün olduğuna inanmıyorlar.

Ayaklarıyla değil kalpleriyle oynuyorlar.

Maç boyunca oynamadıkları için, son dakikalarda rakiplerine göre çok daha enerjili ve dinamik oluyorlar.

"Avrupa’ya dahil değilsiniz" diyen siyasetçilere Avrupa kupasını alarak cevap vermek istiyorlar.

Hiç bir futbolcularının sabit pozisyonu yok. Hepsi heryerde oynabiliyor; hatta santrforu kaleye geçebiliyor. (Kırmızı kart gören Volkan yerine Tuncay’ın geçmesini kastediyorlar.)





Hırvatistan Maçından İlginç bir kare...
Hakemler Tarafsız maç yönetirler diye biliriz ama...

Bu ne teselli, Bu ne samimiyet...!!!


(İnterNetDen)

21 Haziran 2008 Cumartesi

GENEL : Limit Sizsiniz... (Sezen Aksu)

Mümin Sekman 'ın "Limit Sizsiniz" adlı kitabındaki
SEZEN AKSU anlatımı...


(Fotografa tıklayarak büyütebilirsiniz.)

GENEL : Rezidansa ahır koyabilir miyiz. !!!

Rezidansa ahır koyabilir miyiz

Tarih: 18 Haziran 2008 Kaynak: Yeni Şafak Yazan: Gökhan Yılmaz www.arkitera.com
Önce işgalci sayıldıkları bölgede hak sahibi oldular, sonra da bir firmayla anlaşıp rezidans sahibi oluyorlar. Şişli'ye bağlı Ayazağa Köyü'ndeki Kazdal ailesi yapılacak rezidansa bir de ahır istiyor.

Bir tarafı İstanbul'un en gözde yaşam merkezlerinin olduğu 'Mashattan' olarak adlandırılan gökdelen semti Maslak, diğer tarafı, köy yaşamının sürdüğü Ayazağa. Askeri arazide kalan gecekonduların sahipleri, yıllardır verdikleri hukuk mücadelesini kazanmanın ardından Ağaoğlu İnşaat şirketiyle, arazilerine rezidans yapımı için anlaştılar.

1940'ta Ayazağa'daki 26 bin metrekarelik askeri araziye yerleşen Kazdal, Coşkun ve Bozkurt aileleri, önce arazinin mülkiyetini, ardından da lüks konut ve ticaret merkezi yapımını sağlayacak imar planını Büyükşehir Belediyesi Meclisi'nden geçirmeyi başardı.

Arazinin mülkiyetini elde edebilmek için anlaştıkları Ağaoğlu İnşaat firmasından aldıkları 10,5 milyon YTL ile oturdukları arazinin mülkiyetini kazanan gecekonducular, işgalci sayılırken bir anda İstanbul'un en değerli arazilerinden birine sahip oldu.

%25 pay ailelere
Ağaoğlu ile arazilerine yapılacak konutların yüzde 25'ini almak üzere anlaşan gecekonducular, toplamda bin konutluk büyük bir yaşam sitesi ve ticaret merkezinden pay alacak. Gecekondu sakini Muharrem Kazdal, “Bizi bu büyük rakamlar ilgilendirmiyor. Konutlarda da gözümüz yok. Konutu satıp buradaki rahatımı sürdüreceğim başka bir yere gideceğim” diyor.

Rezidansta ahır projesi
İstanbul'un en değerli arazilerinden biri haline gelen topraklarından kopmak istemeyen Rizeli Kazdal Ailesi'nin fertleri, bugün hâlâ geçimlerini tarım ve hayvancılıktan sağlıyor. Maslak'ın dev kulelerinin göründüğü tarlalasında çapa yapan Hamide Kazdal, “Yeni yapılacak konutlar 20 katlı olacakmış. Ben 5 veya 6. katından daire isterim. Arkadan ona bir de merdiven yaptım mı, koyunumu tavuğumu rahatça besleyecek bir ahırım da olur” diyor.

“Yeni konutlarda hayatta yapamam. Biz burada rahatız” diyen 49 yaşındaki Adem Kazdal üzgün. 18 yaşındaki Halil Kazdal ise sülale olarak aynı yerde yaşayan aile fertlerinin yeni konutların yapılmasıyla dağılacağından dolayı projeye karşı çıkıyor.

Asker araziden vazgeçmişti
Şişli Ayazağa Hadım Koru mevkiine ilk gecekondu, 1940'lı yıllarda yapıldı. 75 gecekondu bulunan arazinin de içinde olduğu 320 bin metrekarelik alan, 1969'da 3. Kolordu Komutanlığı'na tahsis edildi. Arazide, gecekonduların yanısıra bir de mezarlık bulunuyor. Tahsis tarihinden bu yana 'işgalcilerle' askeriye arasında birçok temas kuruldu. Kolordu Komutanlığı'ndan önce araziye yerleştiklerini savunan gecekonducular hak talebinde bulundu. Gecekondu sahipleri 2001 yılında birleşerek S.S. Yeşil Maslak Koru Konut Yapı Kooperatifi'ni kurdu ve çalışmaları sonuç verdi. Milli Savunma Bakanlığı, 31 Mart 2006'da arazi üzerindeki askerî tahsisi kaldırdı. 14 Mayıs 2007'de İstanbul Defterdarlığı'nca yapılan ihaleyi 10,5 milyon YTL ile kazanan kooperatif, mücadelesinde mutlu sona ulaştı. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 13 Haziran'daki toplantısında 26 bin metrekare büyüklüğündeki araziye 65 bin metrekare konut ve ticaret merkezi yapabilme hakkını tanıyan plan geçti.

(Buradan Alıntıdır.)

GENEL : En pahalı "Yeşil Ev"

Tarih: 17 Haziran 2008 Kaynak: NTVMSNBC www.arkitera.com


İngiltere’de inşa edilen “çevreci ev” 7.2 milyon pound karşılığında satıldı. Dünyanın en pahalı evlerinden biri olan bina “Orkide Ev” adını taşıyor.

Bir zamanlar kullanılmayan çakıl taşlarıyla dolu olan arazinin yerinde şimdi Orkide Ev ve onu çevreleyen doğal zenginlik yeralıyor.

Orkide Ev, kendi tükettiği enerjiyi kendi üretiyor. Üstelik de tükettiğinden daha fazlasını üretiyor! İşin sırrı “Jeotermal enerji”de... Orkide Ev dizayn edilerken bulunduğu bölgedeki doğal zenginliklerden ilham alındı. Evin oturma odası dubalar üzerinde gölde yüzüyor. Evi satın alan yatırımcı adının açıklanmasını istemiyor. Ancak söylentilere göre “eğlence” sektöründe çalışıyor.

(Buradan Alıntıdır.)

19 Haziran 2008 Perşembe

FAYDALI BİLGİLER : Bilgisayar kullanirken karsilasacaginiz 55 soruna 55 Cozum Yolu. (Alıntı)

Bu özet kullanılabilir değil. Yayını görüntülemek için lütfen burayı tıklayın.

12 Haziran 2008 Perşembe

VİDEO : Cem Yılmaz 'dan Anadolu Rock... :)))



(İnterNetDen)

7 Haziran 2008 Cumartesi

SPOR : Emre Belözoğlu Fenerbahçe 'de amma...

Ben FB 'liyim ama öyle çok fazla sporla ilgilendiğim de söylenemez. Dolayısiyle futbol hakkında teknik olarak da fazla bilgiye sahip değilim. Emre Belözoğlu FenerBahçe 'ye transfer edilince ara sıra ziyaret ettiğim bu blogdaki yazıyı buraya alıntı yapıyorum.

Emre Belözoğlu

Emre ve Okan'ın Inter'e imza attığını yazdığımda Inter kulübü sitesinin resmi açıklamayı yapmasına bir saat vardı. İtalyan arkadaşım bana haberi uçurmuştu. Büyük bombaydı...
Bu akşam İtalya-Belçika maçını seyrediyordum, farkında değilim. Fenerbahçe resmi açıklama yapmış. Newcastle United ile bonserviste anlaştık diyorlar. Galatasaray için ancak geçen sezon o da Mehmet Topal patlamadan kiralık olarak gelse efektif bir transfer olabilirdi. Vakti zamanında sıfır bonservisle gitmiş bir futbolcuya Galatasaray kulübü 5 milyon euro öderse kıyamet kopardı. Taraftarlar arasında duygusal davrananlar olacaktır elbet ama Galatasaray onbirinde Emre'ye yer de yok; ihtiyaç da. Geçen gün de Basinas'ı yazmışlardı. Alıp da nereye koyacaksın? Galatasaray'ın Mehmet Topal-Linderoth ve Ayhan gibi 3 adamı var o bölgede. Fenerbahçe için ise gerekli bir transfer. Hele Beşiktaş için elzem. Appiah bitmiş, Selçuk bitirilmiş, Aurelio gider mi kalır mı. Türkiye'de sıradan futbolcular için kapıyı 5 milyondan açıyor başkanlar o yüzden İngilizlere ödenecek bonservis de çok değil. Yıllık 3.5 milyon euro doğruysa eğer bu Türk futbolunda devrimdir. Kezman, Alex alır da bir Türk futbolcusu 3.5 milyon euro alırsa, alabilirse bize feza yolu açılmış demektir. Emre iyi futbolcudur ben deyince olmuyor zaten. Sağlam olduğu maç sayısı kadar da katkı yapar Fenerbahçe'ye... Bir de Fenerbahçe resmi sitesinde gözüme takıldı. "Emre kimdir?" derken Galatasaray'da oynadığını özellikle yazmamışlar. Daha ilk günden bu kadar sıkıntı çekiyorlarsa bence hiç bu işe bulaşmasalardı. Foto tribündergi'den. Ne zaman çekilmiş bir fikrim yok ama transfer vesilesiyle çekilmediğini not düşeyim...

Buradan KopyalaYapıştır/CopyPaste yapılmıştır.

4 Haziran 2008 Çarşamba

MİZAH : Ortalama Turk nedir ?

* Ortalama Turk ters yonden girdiginde rahatsizlik hissetmeyendir.* Ortalama Turk, cuzdanini arka cebinde karpuz yarisi gibi tasiyandir.* Ortalama Turk sorunlarini rusvetle cozebilir.*

Ortalama Turk'un onceliklerinde kitap 90 kusuruncu siradadir.* Ortalama Turk gerekmedikce adam vurmaz.*

Ortalama Turk'un evinde mutlaka, arabasinda bazen silah bulunur.* Ortalama Turk aksamlari dizi izler. Sansal Buyuka ve Erman Toroglu'na tapar.*

Ortalama Turk Acun gibi tum dunyayi gezmek, paranin dibine saplak vurmak ister.*

Ortalama Turk icin kuresel isinma, g*tunun isinmasidir.*

Ortalama Turk siraya kaynar.*

Ortalama Turk icin 1 Mayis'ta sendikalar buyuk ayip etmistir.* Ortalama Turk polis haftasinda, yollar kapandiginda polisini alkislar.* Ortalama Turk mac girisinde ayni arkadasindan copu da afiyetle yer.* Ortalama bir Turk dunyaya bedeldir ama nedense hicbir zaman degeri bilinmez.*

Ortalama Turk nukleer atiktan kosarak kacabilir.* Guzel bir ortalama Turk, gol getirir.*

Ortalama Turk icin Beyaz Sov komiktir.*

Ortalama Turk'un basbakanina yaklastigi an yuzu guler.*

Ortalama Turk basbakana cok yakinsa cocugunu, akrabasini yumurta, gubre, tahil gibi sektorlere daha rahat bir ortalamayla sokar.* Ortalama bir Turk MSN'de "Cam acmaz, actirir"*

Ortalama Turk iPod'da Serdar Ortac dinleme ozgurlugune sahiptir.* Ortalama Turk, kulturel faaliyetlerde bulunmaz. *

Ortalama Turk'un her sevgilisi bir kere verir, ama karisi bakiredir.* Ortalama Turk, evi yokken bile odeyemeyecegi borclara girip araba alabilir.*

Ortalama Turk hatali sollamaz, hatali sollar.*

Ortalama bir Turk, besininin %40'ini ekmekten alir, o yuzden biraz durgun olabilir. *

Ortalama bir Turk marjinallikten uzak, merkeze yakindir.*

Ortalama Turk icin 301 bir kot markasidir. (Modeli bile degil yani)* Ortalama Turk Akbil kullanir. *

Ortalama Turk minibuse 1.6 YTL'lik bir odeme yaparken 2.1 YTL verir.* Ortalama Turk camiye de gider, meyhaneye de. Kimligi, tutarliligi yoktur. O da olabilir o da olabilir. *

Ortalama Turk, statusunu digerlerini ezmek icin kullanir ve mutlu olur. * Ortalama Turk minibuse, otobuse ayakta biner, bundan rahatsiz olmaz, bu durumdan kimseyi de sorumlu tutmaz.*

Ortalama Turk gunun 2 saatini trafikte gecirir, hafta sonlari da o bu gececek diye kapanmis yollarda bos bos takilir. *

Ortalama Turk ne odur ne de bu.*

Ortalama Turk icin ayaklar basa gecmez, gecemez, gecirirler.* Ortalama Turk "sahit yazilmaktan" cekinir.

*Ortalama Turk uremek ister. Bunun icin de TV programlarina abanir. * * Ortalama Turk youtube'un kapandigini hayati boyunca hep gorecek ve bundan rahatsiz olmayacaktir. Cunku o ortalamadir. Cunku o tam arasidir, cunku o, ne o duraktir ne de digeri.

Ne iyi ne kotu...Ne evet, ne hayir.

(İnterNetDen)

2 Haziran 2008 Pazartesi

1 Haziran 2008 Pazar

KADINveERKEK : Erkekler için kurs... ve Kadınların Eline Verilmemesi Gereken 30 Şey ...

ERKEKLER ICIN KURS


SINIFLARIN ICERIGI SON DERECE KARMASIK VE ZOR OLDUGU ICIN
HER BIRINE EN FAZLA 8 KISI KABUL EDILEBILECEKTIR.

KONU 1: BUZ KALIBINA NASIL SU DOLDURULUR?
ADIM ADIM SLAYTLA ACIKLAMA

KONU 2: TUVALET KAGIDI RULOSU: TAKILDIGI YERDE KENDINI YENILER MI?
YUVARLAK MASA TARTISMASI.

KONU 3: KLOZET KAPAGINI KALDIRIP DUVARA VE SU BORUSUNA SICRATMADAN ISEMEK MUMKUN MU?
GRUP CALISMASI.

KONU 4: KIRLI SEPETIYLE YERDEKI HALI/DOSEME ARASINDAKI TEMEL FARKLAR.
RESIMLER VE GRAFIKLERLE ACIKLAMA.

KONU 5: TABAK-CANAK YEMEKTEN SONRA KENDI KENDINE LAVABOYA VEYA BULASIK MAKINESINE UCARAK GIDEBILIR MI? VIDEOYLA ACIKLAMA.

KONU 6: KIMLIK KAYBI: UZAKTAN KUMANDAYI BIR PARCANIZ OLMAKTAN KURTARMAK.
DESTEK HATTI VE YARDIM LASMA GRUPLARI.

KONU 7: ARANAN SEYLERI BULMAYI OGRENMEK, HOYKUREREK EVIN ALTINI USTUNE GETIRMEK YERINE
DOGRU YERE BAKARAK BASLAMAYI OGRENMEK.
ACIK FORUM.

KONU 8: HANIMA CICEK GETIRMEK SAGLIGINIZA ZARARLI DEGILDIR.
GRAFIKLER VE SES KAYDIYLA ACIKLAMA.

KONU 9: NORMAL INSANLAR KAYBOLUNCA YOLU SORAR.
GERCEK YASAM ITIRAFLARI.

KONU 10: HATUN PARK ETMEYE CALISIRKEN SESSIZCE OTURMAK GENETIK ACIDAN IMKANSIZ MI?
ARABA KULLANM A SIMULASYONU.

KONU 11: NASIL IDEAL BIR ALISVERIS ARKADASI OLUNUR?
GEVSEME EGZERSIZLERI, MEDITASYON VE NEFES ALMA TEKNIKLERI.

KONU 12: BUNAMAYLA NASIL SAVASILIR: DOGUM GUNLERI, YILDONUMLERI, DIGER ONEMLI GUNLER,
UNUTUNCA NASIL OZUR DILENIR?
BEYIN SOKU VE GEREKIRSE OPERASYON


**********

Kadınların Eline Verilmemesi Gereken 30 Şey

1-DIREKSIYON (carpisan arabalar dahil)
2-KREDI KARTI3-TELEVIZYON KUMANDASI
4-RuYA TABIRLERI KITABI
5-SIRKET HISSELERININ %51'I
6-HARITA (hedeften daha fazla uzaklasmak istemiyorsaniz)
7-UCUNCU KADEH
8-BUZ KIRACAGI
9-INGILIZ ANAHTARI
10-BASBAKANLIK KOLTUGU
11-KOZ
12-TELEFON
13-PUSULA
14-KALEM
15-INISIYATIF
16-HESAP MAKINESI (kullanacaklarini pek sanmiyoruz)
17-UCURTMA (ya tele takarlar ya yere cakarlar)
18-AYNA
19-NARGILE ("Tankut bunu ufluyo muydum,yoksa cekiyo muydum" ?!!?!)
20-PIPO
21-AHMET ALTAN KITAPLARI
22-KELEPCE
23-KIRBAC
24-CEKIRDEK
25-BILARDO ISTAKASI
26-FALA HAZIR KAHVE FINCANI
27-OLTA (allah muhafaza)
28-ZEKA SORUSU (hem cevabi bulamazlar hem de bulcam diye inat ederler)
29-ESKI SEVGILIYLE CEKILMIS RESIMLER
30-BRAD PITT POSTERI

(İnterNetDen)

En Çok Okunanlar...

Fenerbaçe taraftarıyım...

FOTOGRAF

KARİKATÜR ve MİZAH

YARARLI BİLGİLER

OTOMOTİV

Ziyaretçilerim...

Beğendiğim Sözler...

"Şükretmek, yaşamımıza daha çok şey katmanın mutlak yollarından biridir"
Marci SHIMOFF

"Devler gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak lazım."

Necip Fazıl Kısakürek


"Dünya, Kötülük yapanlar yüzünden değil,
sayıları daha çok olduğu halde, seyirci kalıp hiçbir şey yapmayanlar yüzünden tehlikeli bir yerdir."
Albert Einstein.


Güneş; Işık ve Sıcağından yarar sağlamak için kendisine yalvarılmasını beklemez.
Sende güneş gibi ol, beklenen iyiliği senden istenmeden yap...
Epiktetos.



İnsan gülebildiği kadar insandır.
Moliere.


Hiç bir zaman çıktığın kapıyı hızla çarpma, geri dönmek isteyebilirsin.
Don Herald.


Unutma ki, ağzında bal olan Arı 'nın, kuyruğunda da iğnesi vardır..
John Lyly


Hayata değer bir yaşam,Sevmeye değer bir aşk, Dostluğa değer bir arkadaşlıktan asla vazgeçme.
Ne eksik ne fazlasını ara ve Seni üzenle asla uğraşma.
(Bilinmiyor)


Benim başarı konusunda bildiğim tek şey, Başarmak konusundaki kararlılıktır.
William Feather.


İnsan başkalarını aldatma alıştırmasını önce kendinde yapar.
Refik Halit Karay


Ben dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim.
Olur ya ... Kalp durur ... Akıl unutur ...
Ben dostlarımı ruhumla severim.
O ne durur, ne de unutur ...
Hz.Mevlana

30.11.2007 den itibaren...

***